uzman

UZMAN GÖRÜŞÜ

İdeal gözlük kullanımı

Gözlük kullanmaya başlayan kişilerde, belli bir süre sonra bazı alışkanlıklar oluşur. Gözlüğü takıp çıkarırken, silerken, bir zemin üzerine koyarken, kordon veya zincirle boyunda asılı tutarken, baş üzerine kaldırırken, kılıfına yada kılıfsız cebe çantaya yerleştirirken ortaya çıkan bazı hareketler, hep benzer biçimde düşünmeden yapılır. Bu alışkanlıkların hepsi, gözlüğün ömrünü, yapısını, ayarlarını etkiler. Eğer bu alışkanlıkların içinde yanlış bir zorlama, yanlış bir hareket varsa, gözlük zorlamanın olduğu bölgeden kırılabilir. Bu olumsuzlukları gidermek için, sırasıyla şunlara dikkat etmek gerekir. Günlük yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olan böyle bir eşyanın ideal kullanımı, ekonomik ömrünü birkaç kat uzatır.

Koruma, temizlik ve bakım

Gözlük kullanılmadığı zamanlarda, mutlaka sert koruyucu bir kılıfta muhafaza edilmeli ve mümkün olduğunca oturulan, dayanılan üzerinde eşya bulundurulan bir zemine konulmamalıdır. Oturulan sandalye, koltuk, kanepe, yatak üzerine bırakılıp unutulan gözlükler her an bir kazaya uğrayabilir. Böyle bir alışkanlık edinilmişse hemen vazgeçilmesi gerekir. Silme bezinin yumuşak, hidrofil (su tutucu) ve cam üzerinde kolay hareket eden malzemeden olmasına titizlik gösterilmeli, silme bezi içinde kum, toz, kir olmamalıdır. Eğer çıkmayan kirler varsa, özel temizleyiciler spraylar, kir çözücü emdirilmiş kağıtlar kullanılabilir. Bunlar yoksa, her cama bir damla şampuan veya benzeri yüzey aktif sıvılar damlatılarak camlar parmakla ovalanır. Deterjan kullanılmamalıdır. Bol su ile durulanarak suyu silkelendikten sonra yukarıda anlatılan şekilde temizlik tekrarlanır. Özellikle plastik çerçeveleri veya plastik camlı, plastik ve metal çerçeveleri sıcaklığın 40 dereceyi geçtiği yerlerde bırakmamak gerekir. Bırakılan gözlükler, sıcaklıklarının 60-70 dereceye çıkmasıyla deforme olur, parlaklıklarını kaybederler. Özellikle yansımasız kaplamalı plastik camların kaplamaları, bu sıcaklığa dayanamaz. 6 ayda bir gözlükçünüzü ziayret edin. Bu ziyaret esnasında gözlüğe derin temizleme yapılır (ultra soundlu yıkama cihazında) gevşeyen vidalar sıkıştırılır. Eskiyen, yeşilleşen, rengi değişen burun padleri değiştirilir.

uzman

Çocuk ve göz sağlığı

Anne babalar çocuklarındaki gelişmeyi dikkatle izlemeli, herhangi görme bozukluğundan kuşkulanınca hemen bir uzmana başvurmalıdırlar. Görme işleminin denetlenmesi anne babaya düşen en önemli görevlerden biridir.Çocuklarda görmenin olgunlaşması 8 yaşına doğru tamamlanır.Görme organları, kas ve sinirler ancak bu yaşta bütünüyle gelişmiş olur.

Yeni doğanın göz yapısı erişkinlerden çok farklıdır; mercek ve kornea yetişkinlerdekinden hem daha büyük hem biçim olarak daha küreseldir. çocuk ilk aylardan başlayarak yakın nesnelerin renklerini ayırt edebilir. İki gözü kullanabilme yeteneği, göz küresini denetleyen dış kasların eşgüdümüne bağlıdır. Bu yetenek, üçüncü aya doğru belirir ve ancak yaşamın ilk yılda tam olarak gelişir. Derinlik ise 6-8 aylarda algılanmaya başlar. Bunun için, sinir sistemi ile kaslar arasında kusursuz bir eşgüdümle görüntünün sarı lekede (macula lutea) doğru biçimde odaklanabilmesi ve beyindeki görme merkezinin olgunlaşmış olması gerekir. Görme merkezinin olgunlaşması, her iki gözün ağtabakasında gelen görüntülerin kaynaşıp doğru odaklanmasını sağlar.

Çocuk 6.-8. aya değin iki gözü arasındaki eşgüdüm sağlayamadığından, belli bir noktaya baktığında gözlerinde ıraksak (birbirinden uzaklaşan) bir hareket ortaya çıkar.Bu durum, çocukta şaşılık olduğunu düşündürebilir. Iraksak göz hareketleri bu dönemden sonra da sürerse, gerçek şaşılıktan şüphelenmeli ve tedavi için hemen bir göz hekimine başvurulmalıdır. Şaşılığın en önemli tehlikesi, göz kürelerinin yakınsama (akomodasyon) hareketlerini yapmamasına bağlı çift görmedir (diplopi). Bu durumda, iki gözün algıladığı görüntüler birleşmez. Çocuk bu bozukluk karşısında çift görüntüyü bastırır ve yalnızca normal görüntü sağlayan gözünü kullanır. Bu durumun uzun sürmesi, kullanılmayan gözün görme yeteneğinin azalmasına (ambliyopi) neden olur. Çocukların göz yapısındaki bir başka farklılık da, 7-8. yaşına değin süren hafif hipermetropluktur. Işınlar ağtabakanın ötesine düştüğünden çocuk, uzağı yakından daha iyi görür. Zamanla azalan çocuk hipermetropluğu, ergenlik döneminde kaybolur.

Çocuk miyopsa hemen gözlük kullanmaya başlamalıdır. Çünkü göz küresinin çapının büyümesine bağlı olarak yıllar geçtikçe miyopi artar.

Yukarıda belirtilen bozukluklar dışında, çocuklarda daha önemli göz hastalıklarına da rastlanır. Bu durumda,hemen göz hekimine başvurulmalıdır. Gebelik dönemlerinde annenin kızamıkçık ya da toksoplazmoz gibi virüs ve asalak hastalıkları bebeğin gözünde hastalığa yol açabilir Bunlar bebeğin göz, beyin ve diğer organlarında doku hasar yaparak rahatsızlıklara yol açarlar.

Bazı çocuklarda görülen doğumsal gözkapağı düşüklüğü, genellikle ailenin başka bireylerinde de bulunan bir bozukluktur. Kas ya da sinir bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir ve cerrahi girişimle tedavi edilir.

Doğumsal göz tansiyonu, özellikle tehlikeli bir hastalıktır. Çocuğun gözü erişkin gözünden esnek olduğundan, bu hastalıkta göz içi basıncının artmasıyla gözün hacmi de gittikçe büyür. Tedavi için acil cerrahi girişim gerekir.

Çocuklarda görme yeteneğini uyarmak için, birinci aydan başlayarak günlük temizlik için kullanılan nesnelerin bebeğin ‘görme alanına’ yerleştirin; çeşitli süngerler, pudra kutusu gibi nesneleri olabildiğince canlı renklerden seçin. Beşiği ya da yatağını hiçbir zaman boş bir duvarın önüne koymayın; çocuğun pencereden giren ışığı izleyebileceği bir yere koyun. Üçüncü aydan sonra mevsimlere göre değişik meyveleri gösterin; değişik geometrik şekilleri ve canlı renkleri olan oyuncakları eksik etmeyin. Dördüncü aydan sonra bebeği araba ile gezmeye çıkardığınızda, kemerini iyice bağlamak koşulu ile oturur konumda tutun. Böylece çevresindeki her şeyi gözlemleyebilir. Oyuncakları gözünün önünden yavaşça sağdan sola, yukarıdan aşağıya hareket ettirin. Çocuğun çeşitli oyuncaklar arasındaki farkları kavrayabilmeleri için, bu basit alıştırmayı sıklıkla yineleyin. Beşinci aydan sonra değişik renklerde küpler verin. Hangi renkteki küplerle daha fazla ilgilendiğine dikkat edin ve odası için eşya, örtü, giysi seçerken bunu göz önünde bulundurun. Altıncı aydan sonra, büyük kartonlar üzerine değişik renklerde geometrik şekiller çizin.

uzman

Gözlüğümüzü ne zaman değiştirmeliyiz?

Her gözlüğün, kişiden kişiye değişen bir kullanma süresi vardır. Bu süre alışkanlıklara, takış süresine, sık takıp çıkarılmasına, muhafaza şekline kişinin terlemesi ve terindeki terkibe göre değişir. kaplaması bozulmuş metal gözlük çerçevesi değiştirilmelidir. Ayrca metal yorgunluğuna başlamış, kolayca deforme olan çerçeveler ile vida yatakları, menteşeleri bozulmuş bağlantıları çatlayarak zayıflamış çerçeveler değiştirilmelidir. Plastik çerçevelerde saplarda pütürlenmeler , ter asidinden beyazlanmalar olduğunda, plastik malzeme ayar yapılamayacak derecede sertleştiğinde, çatlamalar başladığında değiştirmek gerekir. Unutulmamalıdır ki, değişme zamanı gelmiş, ana materyali bozulmuş, deforme olmuş, camları çizilmiş, matlaşmış, kanallarına temizlenemeyen kirler birikmiş bir gözlüğü kullanmakta ısrar etmek sağlıklı değildir. Çok kaliteli bir çerçeveye ömür biçmek zordur. Çok sağlam bir gözlük, kötü kullanımla çok kısa sürede bozulabilir. Bu itibarla, gözlük çerçevesine yapımcı firmaların verdiği garanti, sadece imalat hatalarını içerir. Kullanım yanlışlığından meydana gelen kırılma veya bozulmalara garanti verilmediği halde hizmet kalitesini ön plana çıkaran firmamız tarafından bu tip isteklere mümkün olduğunca çözüm bulmaya çalışılır.



UV Işınları

UV Işınlarından neden korunmamız gerekir?
Çocukluğumuzda anne-babamızın çıplak gözle güneşe asla bakmamamız konusunda bizi uyardığını hatırlayın. Güneş tutulmasını izleyebilmek için kağıtlara delik açtığımızı veya isli camlar kullandığımızı hatırlayın. UV ışınlarına gereğinden fazla çıplak gözle bakmak retinanın tahriş olmasına iltihaplanmasına), korneanın erken yaşlanmasına, kataraktlara ve tedavisi mümkün olmayan göz yaralanmalarına yol açmaktadır. Daha açık bir ifadeyle UV ışınlarına fazlaca bakmak gözünüzü yakar!

UV ışınları nedir?

Ultra viole ışınlar (zararlı güneş ışıkları) üç ayrı dalga genişliğe sahip üç tür ışıktan oluşur: ultra viole, görülebilir ve kızıl ötesi.

Mavi ışık: Mavi ışık (ışın) bileşiği pek çok probleme yol açar. Mavi ışık (ışın) çıplak gözle odak noktasına kolaylıkla getirilemez. Bulanık odak noktasına ve görme yüzdesinin azalmasına götüren görme zorluğuna sebebiyet verir. Güçlü güneş ışığının gözü kamaştırıcı etkisi (kar körlüğü) de mavi ışının sonuçlarındandır. Güneş ışığının zararlarından korunabilmek için refleks olarak gözlerimizi kısarız. Bu durum göz kırpmak kadar doğal bir şeydir.

Kızıl ötesi ışınlar: Yüksek ısılı kızıl ötesi ışınlar ısıyı yayar ve UV ışınlarının göz üzerindeki etkisini vurgular (kuvvetlendirir). Kızıl ötesi ışınlar hava soğukken bize güneş ışığı altında derinizin hissettiği sıcaklıktır. Kızıl ötesi ışınlara fazlaca bakmak gözlerinizi kurutur ve kaşındırır.

Gözlük mü, lens mi?

Gözlükler İhtiyacın asgariden giderilmesi amaçlandığında ucuz fiyata edinilmesi mümkündür.
Küçük çocuklarda ve koordinasyonu bozuk hastalarda kontakt lensin takılıp çıkarılması, temizlenmesi ikinci bir kişinin yardımını gerektirir. Bu durumda gözlük tercih edilir.
Kontakt lens gibi göze ve korneaya direkt temas olmadığı için, korneada çizilme ve yaralanmalara veya mikrobik bulaşmasına neden olmaz
Çıkarılması takılması kolaydır, her an her yerde yapılabilir.
Temizlenmesi kolaydır.
Görüşü iyileştirme özelliğinden başka amaçlarla da tercih edilebilir.
Yüksek astigmatizm ve presbiobi gibi kontakt lensin çözüm olamadığı göz kusurlarında özellikle tercih edilir ve alternatifsizdir.
Sanıldığının aksine insanlar gözlüğe bir an önce atılacak zorunlu gereç olarak bakmaz ve gözlük kullanmaktan dolayı rahatsızlık duymazlar.

Kontakt lensler
Bazı göz hastalıklarında, kontakt lenslerin gözlüklere göre bazı üstünlükleri vardır: Kontakt lensler gözün hareketlerini izlediklerinden, görme alanını sınırlamazlar. Göze yakın oldukları için de, özellikle kırma gücü yüksek merceklerdeki gibi görüntünün büyümesine ve küçülmesine neden olmazlar. Bu sebeple, iki göz arasında üç dereceden yüksek kırılma farklılıklarını düzeltebilirler. Oysa bu düzeltme gözlükle olanaksızdır. Kontakt lenslerin sürekli gözyaşı salgısıyla ıslanmalarına karşın, görüntünün net kalması ilginçtir.

Sert lensler: Yıllar boyu kullanılabilir, Yapıları değişmez, Gözlük camına eşit ya da daha iyi görüntü sağlar, Daha geniş görüntü sağlar, Görüntüler doğal boyuttadır, Astigmatizmi düzeltir.

Yumuşak lensler: Sporculara ve fiziksel etkinliğin öne çıktığı işlere yapanlara önerilir, Gözden kolay düşmezler, Tozlar lensin altına geçemez - Görmede bulanıklığa yol açmazlar, Gözlük camına eşit ya da daha iyi görüntü sağlarlar, Daha geniş görüş alanı sağlar, İlk takışta uyum sağlanır.